LOST IN TRANSLATION

Anlaşılamamanın verdiği hissi hepimiz tanırız. Bu boğucu ve insanı gittikçe yalnızlaştıran his bir süre sonra hayattan zevk almanızı engellemeye ve kendinizi devamlı sorgulamanıza neden olur. Günlük hayatlarımızın ne yazık ki artık bir parçası haline gelen bu hissin en güzel anlatıldığı filmlerden biri ise Lost in Translation.

Hayatımıza Pencere Açmak İçin Ona Yakından Bakmak Gerekir

Nema- ye Nazdik, aslında belgesel olarak nitelendirilebilecek bir film. Kiyarüstemi, çalışmasını yaptığı filminin çekimi sırasında okuduğu Suruş dergisi muhabiri Hüseyin Farazmand’ ın bir yazısından etkilenir ve haberin peşine düşer. Bahsi geçen derginin yazısında kendisini İranlı yönetmen Mohsen Makhmalbaf olarak tanıtan Sabzian’ dan bahsedilmektedir. Sabzian, Makhmalbaf’ a benzerliği sebebiyle sık sık kendini başka insanlara Makhmalbaf olarak tanıtmaktadır. Yine kendisini Makhmalbaf olarak tanıttığı bir aile bu defa onun Makhmalbaf olmadığını anlar ve kendilerini dolandırmayı amaçladığı düşüncesi ile Sabzian’ ı mahkemeye verir.