Eric Rohmer Sinemasından Bir Film: Boyfriends and Girlfriends

Özgün ve özgür bir sinema anlayışı ortaya koyan Fransız Yeni Dalga akımının en yaşlı üyesi Eric Rohmer 1950’ lerde Cahiers du Cinéma’da yazdığı yazılarla sinemanın yeni bir anlayış edinmesine yardımcı olmuş, aynı zamanda 1957 yılında Claude Chabrol ile birlikte hazırladıkları Hitchcock kitabı ile Hitchcock sevenlerin gönlünde bir yer bulmuştur. Kitapta da bahsedildiği gibi Yeni Dalga yönetmenlerinin Hitchcock’ tan etkilendikleri su götürmez bir gerçektir. Başta Truffaut, Godard ve Claude Chabrol olmak üzere diğer yönetmenler de Hitchcock sinemasından etkilendiklerini filmlerinde göstermişlerdir.

Eric Rohmer’ ın 1987 yapımı filmi Boyfriends and Girlfriends (l ami de mon amie), Rohmer sinemasının her açıdan kültür ve sanatla özdeşleşmiş bir sinema olduğunu doğruluyor. Film Rohmer’ ın, izleyicisi ile konuşan ve onunla birlikte düşünen bir sinema anlayışı olduğunu gösteriyor. Rohmer’ ın başta sadakat olmak üzere pek çok ahlaki konuyu sorguladığı sineması içinde Boyfriends and Girlfriends de yerini alıyor.

Boyfriends and Girlfriends Konusu

Boyfriends and Girlfriends, belediyede çalışmak üzere taşınmış olan Blanche’ ın bir öğlearasında enerjisi yüksek, hayat dolu bir karakteri olan Lea ile tanışmasıyla başlar. Birbirlerinin hayatına giren bu iki güçlü kadın pek çok yönden birbirlerinden farklı olsalar da dostluk sürdürmeyi başarırlar. Aşk hayatlarını da izlediğimiz bu iki kadının güçlü olması Rohmer sinemasında ve Yeni Dalga akımının diğer yönetmenlerinde de görmeye alışkın olduğumuz bir şey.

Yeni Dalga Yönetmenleri İçerisinde Eric Rohmer

Alışılmadık kamera açılarını ve yoğun müzik içeren sahneleri kullanmayışı, şiddet, cinsellik gibi izleyiciyi heyecanlandıracak unsurların filmlerinde olmayışı onu Truffaut, Godard, Chabrol ve Rivette gibi Yeni Dalga ile anılan isimlerin yanında Renoir gibi gerçekçiler ve Bresson gibi edebiyat uyarlamaları ile kendine özgü sinema dili yaratmış yönetmenlerle de anılmasını sağlamıştır. Ancak bunun Rohmer’ ın Yeni Dalga sinemacılarından olduğu gerçeğini değiştirmediği ortada. Çünkü Fransız Yeni Dalga’ sı oldukça farklı ve fazla kaynaktan beslenen ve sonuçta her yönetmenin kendine özgü bir dil benimsediği bir akımdır. Bu açıdan Godard sineması ile Rohmer sinemasını karşılaştırmak Yeni Dalga’ nın çatısını oluşturan şeyler dışında elbette ortak bir resim çizmeyecektir.

Belki bu yazıyı da beğenebilirsiniz :)  Mutluluk Eğlence Değildir

Sık sık Yeni Dalga yönetmenlerinin görsel sanatları çok iyi bildikleri söylenir. Bunun yanı sıra felsefi sorgulamalara da yer veren bu akımın yönetmenleri renkleri de oldukça güçlü bir yol olarak kullanırlar. Boyfriends and Girlfriends filminde gördüğümüz maviler, yeşiller, beyazlar ve belki sarıların anlamlarına bakmak filmin etkisini kavrayabilmek için de gerekli olabilir. Renk daha teknik bir tanımla herhangi bir kaynaktan gelen ışığın göz üzerindeki etkisidir. Yani ışıkla ilişkilidir. Bunun dışında bir de psikolojik olarak renklerin etkisi vardır. Bu açıdan da renk, ışığın dalga uzunluğuna göre göz ile insanda uyandırdığı duygudur. Bu sebeple, filmlerin izleyiciyi etkisi altına almasında özellikle sıkça kullanılırlar. Elbette filmden filme bu renklerin anlamları esneklik gösterir ancak biz şimdilik bu filmde kullanılma amaçlarına bakalım.

Renklerin Anlamı

Blanche’ ın evi bizi dışarıdan itibaren beyazlarla karşılıyor. Peki ama bu rengin anlamı nedir? Beyaz tarafsızlığın rengi olarak sinemada sık sık karşımıza çıkıyor. Bu filmin içerisinde de Blanche karakterinin izleyicide kesinlikle yaşanılanlar karşısında kötü ya da iyi davranış sergileyen bir karakter olarak konuşulmasına engel olan bir yönünü gösteriyor. Ev, Blanche ile Lea arasında geçen konuşmadan da anlayacağımız gibi güvenli bölgedir ve kesinlikle güçlü ve olgun bir kadın imajı yaratmada önemli bir ayrıntıdır.

Sarı ise filmlerde pek çok anlamda sık sık karşımıza çıkan bir renktir. Bu filmde de şüphesiz sevgiyi ve iyiliği temsil etmektedir. Ne zaman Blanche için bir karara varacak ve onu yargılayacak olsak onun sarı askılı üstü ile karşımızı çıktığını fark edebiliriz. Yeşil ve maviye gelecek olursak, filmin başından beri iki kadının bu renkler içinde sık sık yer aldığını görüyoruz. Öğle arasındaki ilk karşılaşma sahnesinde de son sahnede ayrılırlarken de yeşiller ve maviler içindeler. Yeşil, yepyeni bir yaşamı, doğuşu, yenilenmeyi, yeniden canlanmayı, neşeyi ve memnuniyeti temsil ederken mavi ise sadakat, gerçeklik ve bağlılık anlamları taşımaktadır.

Belki bu yazıyı da beğenebilirsiniz :)  Yeni Dalga Sineması İçerisinde Bir Barbet Schroeder Filmi: More

Bunlara bakılınca filmin, izleyicisinin hiçbir karakter için karara varamadığı belirsizlikler içinde ilerlediğini de söyleyebiliriz. Kimileri için sonu tahmin edilebilir de olsa Yeni Dalga yönetmenlerinden Godard’ ın Vivre Sa Vie (Hayatını Yaşamak) filminde de söylediği gibi “Hikâye aptalca ama çok güzel yazılmış.” diyebiliriz.

Fransız Ressam Yves Klein

Renklerden bahsetmişken mavinin ayrıca başka bir yerde daha karşımıza dolaylı olarak çıktığına da değinmeden geçmemeliyiz. Tuval üzerine tek renk mavi ile eser veren Yves Klein, Yeni Gerçekçi akımın Fransız ressamlarındandır. Sanata bakış açısını, “Sanatın maddesizleşmesi” felsefesiyle açıklayan ressamın denediği yeni teknikler ve alışılmadık işleri ile herkesi şaşırtmasından da olmalı Rohmer diğer ressamların değil bu ressamın adını anıyor filminde. Yeni Dalga authorlerinin bir diğer güzel yanları da anlattıklarımdan da anlaşıldığı gibi felsefeyi bildikleri kadar, resimden de anlıyor olmalarıdır ya da fotoğraftan anladıkları kadar teknikten de anlıyor olduklarıdır.

 Fransız sinemasının post modern dönemi olarak anılmakta olan 1980’ ler Fransız sinemasında Amerikan sinemasının etkilerinin yoğun olarak hissedilmeye tekrardan başlandığı bir dönemdir. Bunun nedeni yapım şirketlerinde Amerikan ortaklıklarının artmaya başlamasıdır. Bu sebeple de Rohmer’ ın filmini diğerlerinden farklı bir tat bularak izlememiz normal olabilir ya da içindeki kültür, sanat ve bakanlıklarla ilgili sözlerin buradan kaynaklandığına dair yorum yapılabilir. Rohmer’ ın Yeni Dalga’ ya kattığı yalınlığın keyfini sürmek, ilişkiler hakkında düşünürken kendini bulmak isteyenlerin kaçırmaması gereken bir film.

1 Comment

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: