SİNEMAYI ANLAMAK- SİNEMA NASIL ORTAYA ÇIKTI

Sinema filmi nasıl bir süreç sonunda bugünkü haline ulaştı? Sinemanın kısa tarihi hakkında bilgiyi nasıl edinebilirim? Sinema nasıl bir gelişim sürecinden geçti? Sinema nasıl ortaya çıktı? Eğer bu soruları merak ediyorsanız “Sinemayı Anlamak” adlı serim tam size göre. Aradığınız her sorunun cevabına bu serideki yazılardan ulaşabilirsiniz. Dilerseniz ilk yazım ile genel bir giriş yapalım.

Bölüm 1: Sinemaya Genel Bakış

Sinema, sevgili yedinci sanat, büyük bir hızla yol kat etmiş olsa da heykel, mimarlık, resim, müzik, şiir ve dansın yanında henüz yolun başında gibidir.

Auguste ve Louis Lumière, sinema tarihinde var olmadan önce müşterileri eğlendirmek için insanlar hayatı taklit ediyorlardı. Ancak o zamanlar kimse sinemanın, en erişilebilir ve gerek siyasi gerek toplumsal ve kültürel açıdan en önemli sanat biçimlerinden birisi olacağının farkında değildi. Peki, ama ne değişti? Sinemayı bugünkü haline dönüştüren şeyler nelerdir? Sinema nasıl ortaya çıktı?

Bu yazıda ve yazının içerisinde bulunduğu seri boyunca sinemanın bugünkü varlığına nasıl kavuştuğunu anlatmaya çalışacağım. Bu yolculuğu benimle interaktif bir şekilde geçirmek isterseniz instagramdan takip edin ve düşüncelerinizi benimle paylaşın. 🙂

Hollywood ve Stüdyo Sistemi

Sinemanın ilk yirmi yılında Amerika, Almanya, İtalya, Fransa ve Britanya, sinemadaki öykü anlatımının gelişimine büyük katkı sağladı ve bu alanın öncü isimlerine sahip oldular. Sessiz dönemin geri kalan zamanlarında ise Bollywood (Hindistan’da ) ve Nollywood (Nijerya’da) oldukça üretken rakiplere sahipti. Ancak Hollywood stüdyo sistemi hepsini egemenliği altına almayı başardı.

Hollywood’u böylesine egemen yapan şey onun iş yapma modeliydi. Ancak stüdyoların, savaş sonrasında düşen gişe rakamlarını tekrardan arttırmak için renge, büyük ekranlara, stereo sese ve 3 boyuta geçmeleriyle Hollywood altın çağını sonlandırmış oldu. Stüdyolar için biten altın çağ sayesinde Avrupa sineması nihayet yeniden canlanma fırsatı buldu. Avrupa’nın yeniden canlanması festival çevrelerinin, müzelerin, sanat okullarının da ortaya çıkmasını sağladı.

Belki bu yazıyı da beğenebilirsiniz :)  Yaratacağı Şeyin Elinde Sömürülecek İnsanın Resmi: Fantastic Planet

Fransa ve İtalya’ da Yeni Gerçekçilik Akımı

Bundan sonra ifade özgürlüğü, dublaj ve altyazı uygulamaları gibi Hollywood klasisizmine karşı mücadele verilirken sinema bir duraklama dönemi yaşadı. Bu dönemin sonunda İtalya’ da savaş sonrasında Yeni Gerçekçilik akımı ortaya çıktı.

Kısa süre sonra da klasik senaryolara, büyük bütçeli yapımlara karşı olan Auteur anlayışı ortaya çıktı. Fransa’da ortaya çıkan bu anlayış Fransız Yeni Dalgası’nın bir sonucuydu. Fransa’daki bu isyan, sinemanın gerçek bir küresel araca dönüşmesini sağlayan Üçüncü Sinema’nın da yükselmesini sağladı.

1970’lere gelindiğinde iş dünyası, gençlerin yeni hedef kitle olması gerektiğinin farkına vardı. Potansiyel izleyicileri sinema salonlarına çekmek için büyük reklam ve kampanyalar ile desteklenen yeni teknolojiyi takip etmeye başladılar. Böylelikle efektlerle dolu fantezi, macera, bilimkurgu türlerinde filmler çekmeye başladılar.

Bu iş dünyasındaki çokuluslu holdinglerin Hollywood stüdyolarını satın alması ile birlikte sinemada başkaldırı da başladı. Bu başkaldırı, sinemadaki kötü dönüşüme, devam filmlerine bağımlılığa bir eleştiri olarak başladı ve ardından bağımsız yönetmenlerde bir direnişe yol açtı. Böylelikle stüdyoların uzak durduğu konulara yönelik uygun alanlar bulma imkânı ortaya çıktı.

Neden Film İzleriz?

Neden film izleriz? Sinemadan anlamasak bile neden bazı filmleri sever bazılarını ise unutmak isteriz? İzleyeceğimiz filmleri neye göre seçeriz?

Kimimiz hep hayalini kurduğu ama asla ulaşamayacağını düşündüğü yaşamları görmek için kimimiz kendi yaşamına dışarıdan bir göz olmayı istediği için izliyor onca filmi. Kimimiz hiç bilmediği hisleri hissetmek için kimimiz hissettiklerinin anlamını bulmak için izler. Bazılarımız kendini izlediği bir film ile tanımaya başlıyor bazımız ise kendini, yaşadıklarını unutmak için. Sanat ruhu iyileştiriyor, evet. Ancak sinema ulaşılabilirliği ve hayatlarımıza dokunabilmesi en kolay sanat dalı. Sizi kendinizle bırakan değil sizi kendinize götürürken elinizden tutan bir sanat, sinema.

Belki bu yazıyı da beğenebilirsiniz :)  DUYARLI BİR SİNEMA: A(R)TIK TOPLAYICILAR VE BEN

Tüm bu sebeplerden dolayı teknikler, süreçler değişse de sinema sonu gelmeyecek bir düşünce süreci olarak hayatlarımızda her zaman yer etmeye devam edecektir.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: